AB İLERLEME RAPORU


(5 Kasım 2008'de yayınlanan  AB İlerleme Raporunun "Tarım, Gıda Güvenliği, Veterinerlik, Balıkçılık" fasıllarının AB Veteriner Hekim Platformu tarafından yapılan gayri resmi çevirisi.)

4.11   Fasıl 11: Tarım 

Genel tarım politikası ile ilgili yasal düzenlemelerdeki gelişmeler sınırlı kalmıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yeniden yapılandırılması ile ilgili hiçbir ilerleme bildirilememiştir.

Buna paralel konulardaki ilerlemeler sınırlı kalmıştır. Hükümetin, doğrudan gelir desteği ödemelerini iptal etme ve bunun yerine iki kat ödeme yapma tasarısını ilan etmesi hala bir endişeye sebep olmaktadır. Bu durum Türkiye’nin tarım politikasının yeni yapılacak düzenlemelerden ve rekabet prensipleri ile market oryantasyonu prensiplerinden uzaklaşmasına neden olmaktadır.

Türkiye, toprak tespiti ve çiftçi kayıt sistemini geliştirmek amacıyla bir strateji belirlemede ilerleme kaydetmiştir. Bunun yanı sıra AB gereklilikleri doğrultusunda tarımsal istatistik stratejisi geliştirmede de ilerleme olmuştur. Çiftlik muhasebe veri ağı oluşturma konusunda pilot bir uygulama yapma çalışmaları devam etmektedir.

Türkiye’ de, AB orijinli sığır eti ve canlı büyükbaş hayvan ithalatına dair yasak devam etmektedir. Bu yasaklar, çift taraflı zorunluluklarla direkt alakalı değildir. Bunların kaldırılması, bu bölümdeki müzakerelere katılmada anahtar rolü oynamaktadır.

Ortak Pazar Teşkilatı ile ilgili olarak, tahıl, pirinç ve çeltik alım- satımına dair iki düzenlemenin benimsenmesi suretiyle AB müktesebatına dair düzenlemelerde bazı gelişmeler kaydedilebilirdi. Aynı zamanda taze meyve ve sebzelerin pazarlanması hususunda AB standartlarının sağlanmasına yönelik yasal düzenlemelerde gelişme kaydedilmiştir. Birliğe taze sebze ve meyve ithalatı ile ilgili olarak Türk yetkili makamlarınca daha önceden yürütülen uygunluk kontrol işlemleri AB/Topluluk tarafından kabul edilmiştir.

Kırsal gelişmelere gelince, önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. 2007- 2013 Türkiye Kırsal Kalkınma Programı, IPARD (Katılım Öncesi Yardım) belgesinin V. Bölümüne göre hazırlanmış, tarım ve kırsal kalkınma alanlarındaki gelişme politikalarını desteklemek üzere tasarlanmış ve 2008 yılı Şubat ayında Komisyon tarafından kabul edilmiştir. Bunlara ek olarak Ortak Tarım Politikasının yürütme ve idaresi ile ilgili hazırlık çalışmaları da 2008 yılı Şubat ayında Komisyon tarafından kabul edilmiştir. Bu IPARD’ın Türkiye’de uygulanması ile ilgili olarak atılmış büyük bir adımdır. İdari yapılarla ilgili olarak IPARD Şube Başkanlığı oluşturulmuş ve akreditasyon süreçleri ile ilgili kısa bir faaliyet planı Komisyona sunulmuştur. Plana göre yönetim yetkisinin Komisyon tarafından tevdi edilmesi Haziran 2009’ a kadar bir takvime bağlanmıştır. İdari otoritelerin işleyişi ile ilgili yasal bir çerçeve yürürlüktedir. Merkez ve taşra teşkilatları oluşturulmuş ve gerekli eğitimler verilmiştir.

Kalite politikaları ve organik tarım alanlarında ilerleme gözlenmemiştir. Organik tarımla ilgili olarak, Türkiye 2092/91 Konsey Yönetmeliğinin ( EEC ) 11. maddesine göre organik ürünlerin ithalatı için üçüncü ülkeler denklik listesine dâhil olmak için çalışmalarına devam etmiştir. 2007 yılı sonundaki Türk organik tarım üretim kuralları ve kontrol sistemleri ile ilgili ek bilgi aktarımlarını takiben Komisyon birçok hususu görüşmelere kapatabilirdi. Burada asıl önemli olan konular organik tarımda izin verilen girdilerin onaylanması ve denetleme sistemleridir. 

“Ziraat” konusu, 11 Aralık 2006’da Konsey ( Genel İşler ve Dış İlişkiler ) tarafından kabul edilen ve 14/15 Aralık 2006’da Avrupa Konseyi tarafından onaylanan Türkiye hakkındaki sekiz fasıldan biridir. Kıbrıs’da kayıtlı olan veya son uğradığı limanı Kıbrıs olan tekne veya uçaklarla taşınan malların serbest dolaşımı ile ilgili sınırlamalar devam ettiği sürece Türkiye bu fasılla ilgili konularda AB müktesebatına uyum sağlama sürecine tam anlamıyla girmeyecektir.

SONUÇ: 

AB müktesebatına uyumla ilgili ayarlamalar sınırlı kalmıştır. Türkiye, IPARD’ı uygulama konusunda gerekli ehliyetleri oluşturmada önemli gelişme kaydetmiştir. Bununla beraber idari yapılar ile kontrol yapılarının tamamen desentralize olmuş bir şekilde işleyebilmeleri için gerekli kurumları meydana getirmek üzere daha fazla çaba gösterilmelidir. İdari yapılardaki Ortak Tarım Politikası (CAP) ile ilgili gelişmeler, Çiftlik Muhasebe Veri Ağı  (FADN) sistemi, sebze ve meyvelerle sınırlandırılmıştır. Türkiye’de şu andaki destek ve stratejik politika planının, üretimle ilgili desteklemelerin takviye edilmesi nedeniyle, yeniden yapılandırılmış Ortak Tarım Politikası prensiplerinden uzak bir gelişim göstermekte olduğu görülmektedir. Sığır ürünleri ticaretindeki teknik engellerle ilgili karşılıklı anlaşmaların ihlal edilmesi durumu devam etmektedir. Genel olarak bu fasıldaki hazırlıklar hala erken bir aşamadadır.

4.12 Fasıl 12: Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası 

AB gıda güvenliği politikasının aktarılması ve uygulanması sınırlı kalmıştır. Gıda, veterinerlik, hijyen alanları ile resmi kontrollerde yetkilerin ve özellikle de kontrol organlarının net bir şekilde belirlenmesi konularında yasal düzenlemelere gerek vardır. Ancak bu yasal düzenlemeler henüz yapılmamıştır.

Genel gıda güvenliği politikasına gelince, gıda ve beslenme alanlarında ulusal hızlı alarm sistemi uygulanmaya konmuştur. Yerel üniteler, etkili bir takip bildirimini sağlayabilmek amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile direk bağlantılandırılmıştır. Hızlı alarm sistemindeki ikazlarla ilgili raporlar, aylık olarak Komisyona gönderilmektedir. Bununla beraber ihbarların sayısı hala çok yüksektir. İhbarları takip etmek ve düzeltici önlemleri almak için daha fazla çalışma yapılmasına gerek vardır.

Veteriner hekimlik politikası ile ilgili olarak, Türkiye AB mevzuatının aktarımı ve uygulanması konularında sınırlı kalmıştır.

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanındaki ilk veteriner sınır muayene noktası (BIP) henüz tam olarak işlevsel değildir. BIP noktasına az sayıda konşimento ulaşmaktadır çünkü uçakların çoğu hala Atatürk havalimanına inmektedir. Üç iniş noktası ve iki limanda BIP yapımı devam etmektedir. Sığırların ve sığır hareketlerinin tespiti ve izlenmesi, işletmelerin kaydı (hayvan pazarları dâhil), hayvan hareketlerinin kontrolü ve veri tabanındaki kullanıcıların eğitimi sistemleri uygulanmaya konmuştur. Türkiye, bu sistemi AB müktesebatı ile uyumlu hale getirmek için çok çaba sarf etmiştir. Bununla beraber, sığır hareketleri veri tabanındaki kayıtlar ile ilgili olarak daha fazla çaba gösterilmelidir. Koyun ve keçilerin tespiti ve kaydı ile ilgili başlangıç çalışmaları devam etmektedir. Bu çalışmalar, AB gerekliliklerine uyumu amaçlayan bir şekilde yapılmaktadır. Şimdilik sadece bazı bölgelerde küçük ruminantların tespiti ve kaydı ile ilgili bağımsız çalışmalar yapılmıştır. Ticari değeri olmayan ev hayvanlarının hareketleri ile ilgili herhangi bir gelişme bildirilmemiştir.

Türkiye hayvan hastalıkları ile mücadele konusundaki çalışmalarına devam etmiştir. Mücadele, daha önceki yıllarda olduğu gibi kuş gribi ve şap hastalığı üzerine yoğunlaşmıştır. Kuş gribi ile ilgili hastalık çıkış bildirimleri az sayıda olmuştur ve halk sağlığı yetkilileri ile işbirliği yapılmak suretiyle hastalık, başarılı bir şekilde kontrol altına alınmıştır. Yoğun bir bilgilendirme kampanyası uygulanmıştır. Kuş gribinden korunma ile ilgili düzenlemeler yürürlüğe konmuştur. Anadolu ve Trakya arasındaki hayvan hareketleri konusunda uygulanan sıkı tedbirler sonucu Trakya’da şap hastalığı oldukça azaltmıştır. Trakya’daki en son hastalık bildirimi 2007 Eylül ayında olmuştur. Türkiye aynı zamanda sahada hiçbir önemli gelişme görülmemesine rağmen Trakya’daki brusella ve tuberküloz vakalarına da yoğunlaşmaya başlamıştır. Nakledilebilir spongiyöz ensefalopati (BSE) hastalığı ile ilgili hiçbir ilerleme kaydedilememiştir. Türkiye AB hayvan hastalık ihbar sistemine (ADNS ) fahri katılımını sürdürmektedir. Hayvan hastalıkları ile ilgili bilgiler AB ve diğer organizasyonlara sağlanmıştır.

Türkiye, ulusal kalıntı izleme planları ve veteriner tıbbi ürün kontrollerinin uygulanması ve takibi ile ilgili prosedürleri işler hale getirmiştir. Bununla beraber başka ilerlemelere de gerek vardır. Özellikle laboratuarlar ve AB yasalarına göre gerekli olan kontrollerin dâhil edilmesi gereklidir.

Türkiye’de şu anda uygulanmakta olan veteriner muayene ve kontrollerinin finanse edilmesi ile ilgili sistem AB uygulamaları ile uyumlu değildir. Canlı hayvanların ve hayvansal ürünlerin ithalat kuralları ile ilgili hiçbir gelişme gözlenmemiştir. Her bir canlı hayvan ve hayvansal ürün için ithalatı için ayrı ayrı lisans alma sisteminde değişiklik yapılamamıştır. Fiili sığır eti yasağı hala uygulanmaktadır ( Bkz fasıl 11).Türkiye, hayvan refahı ve zootekni konusunda herhangi bir gelişme göstermemiştir.

Gıdaların pazarlanması ve beslenme konularında herhangi bir ilerleme kaydedilememiştir. Katılım müzakerelerinde kilit rol oynayan hijyenik paketleme ile ilgili yasal aktarımlar henüz tamamlanmamıştır. Resmi kontrollerde, farklı bakanlık ve kuruluşlar arasında görevlerin net bir şekilde tanzim edilmemiş olması hala birçok probleme sebep olmaktadır. Yoğun olarak uygulanan eğitim programları sonucunda idari yapılarda bazı gelişmeler gözlenmiştir. Kontrol hizmetlerinin akreditasyonu ile ilgili çalışmalar başlatılmış ancak bu alanda önemli bir gelişme gözlenmemiştir. Ankara’da ulusal gıda referans laboratuarı kurulması için yasal düzenleme yapılmıştır.  Bazı gıdalar için risk esaslı yıllık kontrol programları oluşturulmuştur. Kontrol ve denetleme programlarının daha etkin bir şekilde uygulanmasına olanak tanıyan veri ağı sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Katılım müzakerelerinde kilit rol oynayan tarımsal kökenli gıdaların AB yapısal gerekliliklerine uyumu ile ilgili sınıflandırma çalışmasının ön hazırlıkları başlamıştır. Bununla beraber tarımsal kökenli gıda kuruluşlarının AB hijyen gerekliliklerine uyumlu hale getirilmesi ile ilgili herhangi bir faaliyete başlanmamıştır. Hayvansal kökenli gıdalarda da herhangi bir ilerleme gözlenmemiştir.

Gıdaların etiketlenmesi, sunulması ve tanıtımı, gıda katkı maddeleri ve saflık kriterleri, ekstraksiyon çözeltileri, hızlı dondurulmuş gıdalar, özle amaçlı gıdalar ve ışınlanmış gıdalar hakkındaki yasaların uygulanmasında ilerleme kaydedilmiştir.

Tatlandırıcılar, gıda katkıları, yeni gıdalar ve genetik olarak modifiye edilmiş gıdalar alanlarındaki yasal aktarımlar henüz tamamlanmıştır. Gıda ile temas eden madde ve malzemelerle ilgili yasaların düzenlenmesi ve uygulanması alanlarında ilerleme kaydedilmiştir. Ancak sistemi AB ile tam uyumlu hale getirmek için daha fazla alanda adaptasyona gerek vardır.

Aflatoksin kontaminasyonu büyük bir sorun olmaya devam etmektedir. Gıdalardaki kurşun, kadmiyum, cıva, inorganik kalay, 3 monoklorpropan 1,2 diol ve benzopirenlerin resmi olarak kontolü amacıyla örnekleme yapılması, numune hazırlanması ve analizleri ile ilgili bir tebliğ ile bulaşanların maksimum seviyeleri ile ilgili bir tebliğ yürürlüğe girmiştir. Mineral sularla ilgili ayarlamalarda ilerleme olmuştur. Beslenme ile ilgili özel kurallarda herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir.

Bitki sağlığı alanındaki ilerlemeler sınırlı kalmıştır. Bitki koruma ürünleri ile ilgili yasal aktarımlarda ilerleme olmuştur. Tohum ve üretme materyalleri ile ilgili düzenlemeler yürürlüğe konmuştur. Bitki sağlığı ve karantina ile ilgili yasal düzenlemeler henüz yapılmamıştır. Uluslar arası bitki sağlığı anlaşmaları ile ilgili bir ilerleme kaydedilmemiştir.

Sonuç

Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı alanlarındaki gelişmeler sınırlı kalmıştır ve pekiştirilmesi gerekmektedir. Bu bölümdeki AB müktesebatına uyum ve yasal aktarımlarla ilgili bir hayli çalışmaya gerek duyulmaktadır. İdari yetkilerin merkezi ve yerel düzeyde arttırılması hayati önem arz etmektedir.

 4.13.  Fasıl 13: Balıkçılık 

Balıkçılık konusunda AB müktesebatına uyum ile ilgili çalışmalarda belirgin bir ilerleme kaydedilmemiştir. Balıkçılık alanında revize edilmiş yasalar henüz benimsenmemiştir. Merkezi kayıt yapıları yetersizdir. Farklı bakanlıklar ve hatta Tarım ve Köyişleri Bakanlığının farklı departmanları arasında yetki karmaşası devam etmektedir.

Kaynak ve filo yönetimleri konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Balıkçılık bilgi sisteminde gelişme vardır ancak henüz tamamen işlevsel değildir. Türkiye’deki 86 blue-fin ton balığı (büyük ton balığı türü) avlama teknesini uydudan izleme sistemi (VMS) devam etmektedir. İzleme sistemi şu anda 196 tekne tarafından kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak iki adet balıkçılık liman ofisi kurulmuş ve işlevsel hale getirilmiştir. Stok değerlendirilmeleri konusunda herhangi bir ilerleme bildirilmemiştir.

Denetim ve kontrol konularında sınırlı bir ilerleme kaydedilmiştir. Hali hazırda 12 metreden büyük balıkçılık teknelerinde seyir defterinde avlanma kayıtlarının bulunması zorunludur. Böylece avlanma ile ilgili kayıtlar ve raporlar tutulmaktadır. Türkiye, 10 adet toptan balık satış yerinde satış belgelerinin verilmesi ile ilgili pilot uygulama başlatmıştır.

Yapısal faaliyetler, pazarlama politikaları ve devlet yardımı alanlarında herhangi bir ilerleme kaydedilememiştir.

Türkiye Yemen ile bir balıkçılık anlaşması ve Gürcistan ile de bir balıkçılık işbirliği protokolü imzalamıştır.

Balıkçılık, Konsey (Genel İşler ve Dış İlişkiler) tarafından 11 Aralık 2006 da kabul edilen ve Avrupa Konseyi tarafından 14/15 Aralık 2006 da onaylanan Türkiye ile ilgili sonuç bildirgesinin 8 fasılından biridir. Kıbrıs’ta kayıtlı tekne ve uçaklarla taşınan veya son uğradığı yer Kıbrıs limanları olan malların serbest dolaşımı ile ilgili kısıtlamalar devam ettiği sürece Türkiye bu bölümle ilgili AB müktesebatına uyum konusunda tam bir katılım sağlayamayacaktır.

Sonuç 

Filo ve kaynak yönetimi ve denetim ve kontrol konularında sınırlı bir ilerleme kaydedilmiştir. Bununla beraber Türkiye bu bölümdeki yasal düzenlemelerde herhangi bir ilerleme göstermemiştir. İdari yapıların, Genel Balıkçılık Politikasını geliştirmesi ve uygulamaya koyması gerekmektedir.

Çeviren: Safiye ERGİN KAYA
Veteriner Hekim
Bingöl İl Tarım Müdürlüğü

  (*Bu çeviri, AB Veteriner Hekim Platformu çalışmaları kapsamında yapılmıştır)

 
izmir oto kiralama samsun havalimanı oto kiralama