"Hayret... Tek bir gazete bile .." / Ahmet Altan

Toplantı on beş saat sürmüş...

Çarşamba akşamı başlamışlar...

Perşembe sabahı sona ermiş...

Ve anlaşmışlar.

Kimler toplanmış, ne için anlaşmış; onları anlatacağım...

Ama önce hayret ettiğim bir konuyu söyleyeyim...

Aktif nüfusunun dörtte birinin tarımda çalıştığı ülkemizde, baktığım hiçbir gazetede bu haberi göremedim...

Kendimi, tek haneli bir mezrada gibi hissettim.

* * *

Toplananlar, Avrupa Birliği Üyesi 27 ülkenin tarım bakanları.

Anlaşmaya gelince...

Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası"nda yapılacak olan reform için anlaşmışlar.

Yazılı basın ilgilenmese de 2010 yılında yürürlüğe girecek olan bu yeni reformun, Türk tarımı ile tarımcılarına doğrudan ve ciddi etkisi var...

* * *

Ayrıca...

Son olarak Cenevre'de dokuz gün süren Dünya Ticaret Örgütü görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının önemli bir nedeni de tarım konusundaki anlaşmazlıktı...

Son DTÖ zirvesi, Amerika Birleşik Devletleri"nin Çin ve Hindistan"la, ithalat sınırlamaları ve kalkınmakta olan ülkelerdeki çiftçilerin korunması üzerinde uzlaşamaması üzerine sonuçsuz kalmıştı.

Washington ise Amerikalı çiftçilere sağladığı tarım teşviklerini sınırlama teklifinin hala geçerli olduğunu dile getirmişti.

Bilindiği üzere, 2001 yılında başlayan dünya ticaret görüşmelerinin amacı, bir yandan uluslararası ticareti kolaylaştıracak ve küresel ticaret hacmini artıracak adımları atmak, bir yandan da eşitsizlikleri ortadan kaldırmak suretiyle bu büyümeden kalkınmakta olan ülkelerin de yararlanmasını sağlamak.

Gelişmekte olan ülkeler ise tarım ürünlerini Avrupa ve ABD pazarlarında daha serbestçe satabilmeyi hedefliyor. Bunun için de zengin ülkelerin kendi çiftçilerini korumaktan, bir başka deyişle yüksek tarım sübvansiyonlarından vazgeçmesi gerekiyor.

AB"deki reform bu açıdan da çok önemli...

* * *

AB üyesi ülkeler üç konuda mutabakata varamıyordu...

Bunların ilki, çiftçilere verilen doğrudan yardımların akıbeti...

İkincisi, süt kotaları...

Üçüncüsü de tarımsal hammadde piyasalarına kamunun müdahale araçlarıydı.

Perşembe sabahı sonuçlanan toplantıda...

AB"nin tarım yetkilileri, devlet teşviklerini üretimden başka alanlara kaydırma ve süt sektörünü serbest pazara açma konusunda anlaşmaya vardı.

* * *

AB, 2003 yılından beri ilk kez bu derece büyük bir tarım reformunda anlaştı.

Zengin Avrupa ülkelerinin çiftçilerine verdiği tarım teşvikleri büyük eleştiri topluyordu.

Çünkü...

Gelişmekte olan ülke tarımcılarının, dünya tarım pazarında rekabeti olumsuz etkilemekle suçlanan teşvikler nedeniyle yoksullaştığı söylenmekteydi...

* * *

AB bütçesinin yaklaşık yüzde 45"i, cömert teşviklerin sağlandığı Ortak Tarım Politikası"na gidiyor. Reformun ana hedefi, doğanın korunmasına daha çok fon ayırmak, tarım üretimini ise yavaş yavaş pazar ekonomisinin dinamiklerine bırakmak.

Tüketemediği tereyağının dağlar kadar biriktiği ve şaraplarının göller doldurduğu söylenerek yoğun biçimde eleştirilen AB, 2003 yılında tarım üretimi ile teşvik programları arasındaki bağı kıran ilk reform hamlesi yapmıştı...

Son pazarlıklar, 2003 yılında başlatılan sürecin devamını oluşturuyor.

Gözlemciler, Perşembe günü varılan anlaşmanın oy birliğiyle değil, nitelikli çoğunluk oyuyla sağlandığına dikkat çekiyor.

* * *

Bundan böyle...

Avrupa Birliği"nde doğayı korumak için daha çok fon ayrılacak.

Yetkililer, önümüzdeki yıllarda kırsal alanın korunmasını amaçlayan doğrudan para yardımlarının, AB tarım teşviklerinin yüzde 10"una denk gelecek biçimde artırılacağını söylüyor.

Bu paranın kaynağı ise geleneksel olarak AB çiftçilerini daha çok üretmeye teşvik eden devlet yardımlarının kısılmasıyla sağlanıyor.

Ancak bu oran, AB Komisyonu"nun talep ettiği yüzde 13"ün halen altında kalıyor.

2009 ile 2013 yılları arasında yürürlüğe girecek olan yeni uygulamalar gereği süt kotaları ilk başta yükseltildikten sonra tamamen ortadan kaldırılacak. Biz dönüp bakmasak da, AB"nin 2003 yılından beri ilk kez bu derece büyük bir tarım reformunda anlaştığını bir kez daha vurgulamak gerek...

* * *

İşte...

Dün tüm gazetelerde döne döne aradığım ama bulamadığım gelişmenin kısa bir özeti...

Peki, bunun Türk tarımına etkileri...

Acaba o ne olacak?

Düşünüp, tartışalım ama...

Her ne kadar kırsalda oturanlar nüfusun yarısını, tarımda çalışanlar da aktif nüfusun dörtte birini oluştursa da sizce bu konu ve bu soru kimseyi ilgilendirir mi?
 
izmir oto kiralama samsun havalimanı oto kiralama