BUHARA


Kalyan medresesi ve cami
Kalyan medresesi ve cami
Buhara (Özbekçe: Buxoro; Tacikçe: Бухоро; Arapça: بخارى; Farsça: بُخارا‎ Bukhārā; Rusca: Бухара), Orta Asya'nın en eski yerleşim bölgelerinden olan ve günümüzde Özbekistan sınırları içinde bulunan tarihî şehir. Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir. Şehirde yapılan Arkeolojik kesit çalışmalarında yaklaşık 20 m kadar derinlikteki alt katmanda; kamu binaları, askeri tahkim yapıları, çanak-çömlek ve madeni paralar gibi çeşitli arkeolojik buluntulara rastlanılmıştır.[1] Buhara tarih boyunca bölgenin önemli kültür ve ticaret merkezlerinden bir olmuştur.

Tarihi

Buhara çevresindeki insan yerleşimlerinin en az 5000 yıl öncesine kadar uzanır. Şehrin kendisinin ise 2500 yıl tarihi vardır. Tarihte Orta Asya Türk uygarlığı için önemli bir merkez olmuştur. Uzun süre antik Pers İmparatorluğu'nun denetiminde kalan Buhara'da ilk yerleşimler, Aryan göçleri dönemine rastlar.

İran halklarından Soğdlar bölgeye yerleşmiştir. Buhara adının kökeni ile ilgili varsayımlar; eski Soğdca bereketli toprak anlamındaki βuxārak[2], Farsça bilginin kaynağı anlamındaki bir Zerdüşt ismi olan bukhar[3] ya da Sanskritçe Budist manastırı anlamındaki vihara[4][5] sözcüklerinden kaynaklandığı biçimindedir. Buxārā ismi en erken tahminen 4 – 5 yüzyılına ait bakır maden paralarda,[6] ve Soğdca yazıtlarda Pugar (pwγ’r) ve Puxar (pwx’r) şeklinde [7], ve en önemli ve ilginci Kül Tigin yazıtında (8. yy başlarında) Buqar (buqar) olarak yazılmıştır[8]. O nedenle bu şehire Buxārā denirdi, ve eskiden onun adı Banuğkath بنجكث idi, [9] Eski Uygur dilinde bu söz ﺭ ﺎﺨﺑ (buxār) bir "tapınak" veya "bir ibadethane" anlamına gelir.[10] Bir başka varsayıma göre; Puxar yer ismi Sibirya kökenli olup Yenisey dillerinde (hanty) "bir ada" anlamına gelir.[11]


Ark (kale)

Kalyan minaresi

Bilindiği gibi, milâttan sonra 6. yüzyılda Buhara vahasında Tardu Kağan'ın (Sāwa-shāh, Shīr-i Kishwar) oturduğu, yüce Türk Kağanı İstemi'nin (Qarā Chūrīn) oğludur. O Sasani hükümdarı IV. Hürmüz'ün (šāhanšāh Xurmazd IV Тurkzāda) annesi tarafından amcasıdır,[12] İstemi Kağan'ın kızı öz erkek kardeşi Sasani hükümdarı I. Hüsrev (šāhanšāh Xusraw I Аnūshirwān) (Farsça: انوشیروان عادل, Anuşiravan-ı-ādil) ile evlenir. Narshakhi'ye göre Shīr-i Kishwar yirmi yıl boyunca Buxārā'yı yönetti ve Baykand'ta yaşadı. O Buxārā'da bir kale yaptırdı ve ayrıca Buxārā vahasında, Маmastin, Sakmatin, Samtin ve Farab isimlerinde yerleşim yerlerini yaptırdı. Onun oğlu'da El tigin (Parmūda, Nili-xān) Buhara vahasında, Iskijkath, Sharg, Faraxsha ve Rāmitan isimlerinde yerleşim yerlerini yaptırmış, Çin'den bir prenses ile evlenmiş ve bir put tapınağını da beraberinde Rāmitan'a getirmiştir.[13]. Rāmitan Buhara'dan daha eski bir şehirdir, eskiden hükümdarların orada bir konutları bulunurdu, Buhara şehri kurulduktan sonra buraya taşınmışlardır. Bazı kitaplarda Rāmitan yerine Buhara yazılmıştır.[14]

Yeni Fars dilinin bu söz kalıpların içindeki aktarmada ﺭﺎﺨﺭﻓ farxār [15] veya ﺭﺎﻬﺑ bihār [16], ve Arapça ﺭﺎﻬﺑﻟﺍ al-bahār veya al-buhār [17]. Divân-ı Lügati't-Türk'te "..... Bu şehirleri Türkler yaparak adlarını kendileri koymuşlardır. Bu adlar olduğu gibi şimdiye kadar gelmiştir. Bu yerlerde Farslılar çoğaldıktan sonra Acem şehirleri gibi olmuş. Bugün Türk ülkesinin sınırı " Abisgûn" (Hazar) denizi ile çevrili olarak Rûm diyarından ve Özçent'ten Çin'e kadar uzanır. Uzunluğu beşbin fersah, eni üçbin fersahtır; hepsi sekizbin fersah eder." diye yazılmıştır.[18]


Efsaneye göre Şehrin kuruluşu


Buhara surları
Grek Baktria kralı Ökratides (M.Ö.170-M.Ö.145) dönemine ait bir altın para. 169.2 gram ağırlığı ve 58 milimetre çapı ile Antik dönemde basılmış en büyük altın paradır. Buhara'da bulunmuş, ve Napoleon III tarafından alınmıştır. Cabinet des Médailles, Paris.
Fars epik şiiri Şehname'ye göre şehir, Pishdak (Pishdādian) Hanedanının mitik Şahı Kai Kavoos'un (Persçe: كيكاوس; Avestan Kauui Usan) oğlu Kral Siavash tarafından kurulmuştur. Efsaneye göre Siavash vezirler tarafından annesini baştan çıkarmakla suçlanmış, suçsuzluğunu kanıtlaması için ateşle imtihana tutulmuştur. Alevlerden yanmadan çıkamasından sonra Oxus nehrini (şimdiki Ceyhun, ya da Amuderya) geçerek Turan'a ulaşmıştır. Semerkant kralı Afrasiab[19] kızı Ferganiza (Farsça: فرنگيس Farangis; Türkçe: Kaz) Siavash (Sıyavuş) ile evlendirir; ayrıca Siavash'a Buhara vahasının beyliğini verir. Siavash burada bir kale ile çevresindeki şehri inşaa ettirir. Ancak bir kaç yıl sonra bu sefer kayın validesini baştan çıkarmakla suçlanınca Kral Afrasiab tarafından öldürülür. Bunun üzerine Turan'a saldıran Şah Kai Kavoos, Afrasiab'ı öldürmüş, oğlunu ve gelinini İran'a götürmüştür.

Tarihi kayıtlarda kuruluşu

Resmi olarak şehir M.Ö. 500 yılında bugün Ark adı verilen bölgede kurulmuştur. Ancak Buhara vahasındaki yerleşimlerin tarihi M.Ö. 3000'lere kadar uzanır. Sapalli kültürü adı verilen ileri bir Bronz çağı kültürü buradaki Varakhsha, Vardan, Paykend, ve Ramitan gibi yerlerde ortaya çıkmıştır. M.Ö. 1500 civarında iklimdeki değişiklik, demir teknolojisi, Aryan göçebelerin gelişi gibi farklı etmenlerin etkisiyle çevre yörelerden vahaya büyük miktarda nüfus akışı gerçekleşmiştir. Sapalli ve Aryan halkları Zeravşan deltasındaki göl ve sulak arazilerin etrafındaki köylerde birlikte yaşamaktaydı. M.Ö. 1000'den itibaren bu iki grup kendine has bir kültür geliştirmeye başladı. Soğd (Sogdian) adı verilen bu kültür M.Ö. 800'e kadar Zeravşan vadisinde çeşitli şehir-devletlerde yayıldı. Bu tarihlerden itibaren Zeravshan deltasının oluşturduğu sulak alan doldurulup yerleşimler oluşturulmaya başlanmıştır. M.Ö. 500 yılına geldiğinde iyice büyüyen bu yerleşimler birleştirilerek duvarla çevrelenmiş, böylelikle Buhara şehri kurulmuştur.

Pers ve Sasani İmparatorlukları

Buhara M.Ö. 500 yılında Pers imparatorluğuna vassal devlet olarak bağlanmıştır. Bundan bir süre sonra Büyük İskender'in ve daha sonra da Hellenistik Selevkos, Greko-Baktria, Kuşan imparatorluklarının egemenliklerine geçer. Bu dönem boyunca Buhara Anahita kültünün ve bu külte bağlı ekonominin merkezi olarak işlemiştir. Zervaşan deltasında yaşayan halklar yılda (ay takvimine göre) bir kez ellerindeki eski tanrıça idollerini yenisiyle değitiştirmek üzere bir araya geliyordu. Bu amaçla Mokh tapınağının[20] önünde düzenlenen festival, toprağın verimliliği için de büyük önem taşımaktaydı. Bu tür ticari festivaller sayesinde Buhara bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Çin'in Han Hanedanı İpek yolunun güvenliğini sağlamak amacıyla kuzeyden gelen göçebe boyları geri püskürtünce, çoktan refaha kavuşmuş olan Buhara kervanlar için bir uğrak haline geldi. Kuşan İmparatorluğunun yıkılmasının ardından Moğolistan'dan gelen Hun boylarının eline geçen Buhara hızlı bir düşüş yaşamıştır.

Sasani İmparatorluğu döneminde Arap işgaline kadar, Buhara Manicilik ve Nasturi Hıristiyanlık için önemli bir merkez olmuştur. İslam ordusu 650 yılında Buhara'yı ele geçirdikten sonra Buhara çok dinli özelliğini yüzyıl kadar devam ettirmiştir.[21] Bunun nedeni büyük ölçüde Çin'in Tang Hanedanı'na karşı Soğdların Arapları desteklemeleri; ve Arap egemenliğinin çok sağlam olmaması sayılabilir. Ancak 751 Talas savaşının ardından Araplar bölgedeki egemenliklerini güçlendirmiş, İslam dini bölgede yayılmaya başlamıştır.

İslam Dönemi

Mir-i Arab medresesi
Samaniler'den kalma İsmail Samani'nin mezarı

Şehir gerçekten söylence bir varlığa, zenginliğe, o Kızıl Kum Çölünde bir vaha kenarında ve İpek yolu güney güzergahı üzerinde önemli alanda olmasına borçludur. 9. yüzyılın ortasından 10. yüzyılın sonuna kadar Buhara Samanilerin başkenti (Milâdi 819-1005), Samanilerin yıkılmasından sonra Karahanlıların yönetimi altına girdi (Milâdi 999 - 1141), daha sonra Kara Hıtay'ların eline geçti, fakat siyasi önemini kaybetti. Karahanlılar zamanında şehir kültürel altın çağını yaşamıştır, bunlardan Büyük Minare (kitabesinde 1127 yapım tarihi yazılı), ve Maġâk-i Aṭṭârî Cami'si sayılır. İbn Havkal, Sughd nehrinin sol yakasından alınan, ana kanallar sulama sistemi ile Bukhara şehrinin civarındaki ovanın ve bahçelerin sulandığını detaylı olarak bilgi verir.[22]. Ayrıca Buhara'dan şöyle anlatır; "Buhara'da konuşulan dil Soğdça (lisan al-Sughd), birazcık az farklı, ama diğer insanlar Dari'ce[23] (la-hum lisan bi 'l-dariye; Farsî lehçe) konuşurlar. "[24]. Divân-ı Lügati't-Türk'te Soğd: "Balasagun ile Buhara ve Semerkand arasında türkleşmiş bulunan bir ulus." diye geçer.[25]. "Balasagun'a gelip yerleşmiş olan bir ulustur. Bunlar "Soğd" dandırlar. " صْغد Soğd", Buhara ile Semerkand arasındadır. Bunlar, Türk kılığını almışlar, Türk huyu ile huylanmışlardır."[26].

1220 yılında Şehir, Cengiz Han'nın oğlu Çağatay komutasındaki bir ordu ile, Otrar'rı zaptetti ve yağmaladı, bu sırada Cengiz Han'nın kendi komutasındaki ordu ile, Buhara'yı tamamen yaktı. 30,000 kişiyi katledildi.[27].

Elli yıl sonra, şehir normale dönmeye başladığı sırada, Moğollar bu kez İlhanlı hakanı Abaka'nın önderliğinde tekrar saldırır. Abaka, 1265 yılı içinde ölen Hülagû'nun yerine geçmiş[28] ve Hristiyanlığı kabul edeceği sözünü vermiştir. Kudüs'ün Patriki 1267 yılının Mayıs ayında, tekrar Sultan I. Baybars'ın Haçlılara Akkâ düzlüğünde saldırısı sonucunda Johann von Brienne'nin öldüğünü yazar, ondan nerede ve nasıl yapabileceği dair yardım rica eder.[29].

Papa VI. Clement, Hıristiyanlığı kabul ettiğini zanettiği[30] "Tatar prensi" Abaka'yı kutlamak için bir mektup yazarak Memlukler'e karşı yardımını ister. Böylelikle Haçlılarla kader birliği yapan Abaka'nın bir hedefi de Buhara'dır. Komutanı Nikpai Bahâdur[1] 28 Ocak 1273'de kente girdikten sonra şehir yedi gün yağmalanır, neredeyse tüm nüfusu katledilir.[31] Bu yıkımdan sonra Buhara uzun süre kendini toparlayamayacaktır. Moğol istilası öncesi dönemde Buhara İslam uygarlığını derinden etkileyecek iki büyük isim yetiştirmiştir: İbni Sina ve İmam el-Buhari.

Çarlık Rusyası ve Devrim

19. yüzyıldan itibaren Rusya bölgede etkisini arttırmaya başlar, ancak Buhara'yı işgal etmez. Bu dönemde Buhara Emirliği, Büyük Oyun adı verilen İngiltere ve Rusya arasında Orta Asya'nın kontrolü için yaşanan çekişmede bir satranç taşıdır. Emirlik Ekim Devrimine kadar yarı bağımsız olarak varlığını sürdürür; 1920'de Buhara Sovyeti kurulur; 1925'te ise Stalin'in emriyle kurulan Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanır.


Soldan sağa:
Mir-i Arab medresesi, Kalyan minaresi ve Khan camii

Kardeş Şehirler

Horasan'daki Kardeş Şehirler;

  • Belh, Afganistan
  • İran Nişabur, İran
  • Merv, Türkmenistan
  • Semerkand, Özbekistan

Diğer Şehirler:

  • Lahor, Pakistan
  • Santa Fe New Mexico, Amerika Birleşik Devletleri
  • Fransa Rueil-Malmaison, Fransa
  • İspanya Cordoba, İspanya
  • Malatya, Türkiye

Ünlüler

  • İmam Buhari, hadis alimi.
  • İbn-i Sina, filozof, hekim ve çok yönlü Türk ilim adamı.
  • Abu Bekir bin Abi İshak Muhammad bin İbrahim bin Ya´qub al Buchari al-Kalabadhi, bir Sufî ve Kitab at-ta'arruf kitabının yazarı.
  • Muhammed Bahauddin Şah-ı Nakşibend, Nakşibendi tarikatının isim babası. Ölüm ve doğum yeri Buhara'nın Kasr-ı Arifan köyüdür.

Notlar

  1. Buhara, L. U. Mankovskaya, Özbekistan Yayınları, Taşkent / 1997
  2. Encyclopedia Iranica (İngilizce)
  3. Buhara, L. U. Mankovskaya, Özbekistan Yayınları, Taşkent / 1997
  4. Encyclopedia Iranica (İngilizce)
  5. Frye, 1956, sayfa 106 – 119
  6. Naymark, 1995, sayfa 37
  7. Smirnova, 1981, sayfa 34 (792 – 796); Smirnova, 1982, с. 143
  8. Malov, 1951 sayfa 19, 20
  9. Juwayni, Cilt I, sayfa 76; Bartold, 1963, sayfa 214
  10. Budagov, 1869, Cilt I, sayfa 285
  11. Мurzaev E.M, 1984, sayfa 470
  12. Bel’ami, Cilt II, sayfa 248, 265; Firdousi, Cilt 6, sayfa 656 – 657
  13. Frye, R.N. The History of Bukhara, translated from a Persian abridgement of the Arabic original by Narshakhi, Cambridge, 1954, sayfa 8
  14. Frye, R.N. The History of Bukhara, translated from a Persian abridgement of the Arabic original by Narshakhi, Cambridge, 1954, sayfa 16
  15. Baevskiy, 1980, sayfa 88
  16. Hudūd al-‘ālem, f. 27A; Hudud ul-'alam min al-mashriq ila al-maghrib (حدود العالم من المشرق الی المغرب) - Tr. and expl. by V. Minorsky , sayfa 108
  17. Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el Harezmi, sayfa 34
  18. Atalay, Besim (2006). Divanü Lügati't - Türk. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. ISBN 975-160-405-2, Cilt III, sayfa 150
  19. Afrasyap: Türklerin "Alp Er Tonğa" dedikleri ulusal ve efsanevi kahraman ve büyük Hakan'nın Farsça adı.
  20. Mokh tapınağı daha sonra camiye çevrilerek Maghoki Attar Camii adını almıştır. Bkn. Muhammad ibn ʻAbd Allāh Ibn Salih, Proceedings of the Symposium on Mosque Architecture, sf. 47
  21. Josef W. Meri, Medieval Islamic Civilization: An Encyclopedia, 2006, Taylor & Francis ISBN 0415966914
  22. G. Le Strange: The Lands; sayfa 461, 462.
  23. http://www.ethnologue.com/show_language.asp?code=prs
  24. Svat Soucek, A History of Inner Asia sayfa 74
  25. Atalay, Besim (2006). Divanü Lügati't - Türk. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. ISBN 975-160-405-2, Cilt I, sayfa 30
  26. Atalay, Besim (2006). Divanü Lügati't - Türk. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. ISBN 975-160-405-2, Cilt I, sayfa 471
  27. W. Durant: The Age of faith, Simon and Shuster, New York; 6th printing; 1950
  28. G. D'Ohsson: Histoire; op cit;p. 415.
  29. C.R. Conder: The Latin Kingdom of Jerusalem; The Committee of the Palestine Exploration Fund; London; 1897. p.389
  30. C.R. Conder: The Latin Kingdom of Jerusalem; p.389
  31. C. Brockelmann: Bukhara; pp. 776-83 

Dış Bağlantılar

http://tr.wikipedia.org/wiki/Buhara#.C3.9Cnl.C3.BCler