KÜBA'DA SAĞLIK SİSTEMİ


Küba, 11 milyon nüfus ve 111 bin km2 yüzölçümüne sahip, kilometre kareye 95 kişilik nüfus yoğunluğu bulunan, göreceli olarak düşük bir yaşam standardında ve gelişmekte olan bir ülke olmasına karşın, sağlık alanında göstermiş olduğu büyük performans ile özellikle son yıllarda tüm dünyanın dikkatini çekmektedir.

Küba, 1959 Devrimi’nden sonra halk sağlığı konusunu öncelikli alanlar arasına almış ve çok kısa bir süre içinde sağlık sisteminde amaçladığı hedeflere ulaşmayı başarmış bir ülke olarak görülmektedir.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörlüğü ve Veteriner Fakültesi işbirliğiyle Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Küba'nın Eğitim ve Sağlık Politikaları' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Küba Büyükelçiliği Başkatibi Alejandro Simancas, 11 milyon nüfusu ve 14 eyaleti bulunun Küba'nın ekonomik, eğitim, sosyal ve sağlık sistemi hakkında bilgi verdi. Simancas, Küba'nın gelişiminde ABD'nin saldırgan politikasının sosyal ve ekonomik gelişim önünde en büyük etken olduğunu kaydetti. İhracata izin verilmediğini ve ambargo uygulandığını ifade eden Simancas, 'Ambargo ailevi ilişkileri dahi etkilemiştir. Örnek verirsek ABD, Küba'daki ailelerin birbirini ziyaretlerine 3 yılda bir izin vermektedir. Ama Küba'yı boğmaya çalışan ABD'ye rağmen 2007'de yüzde 7'lik ekonomik büyüme sağladık. Ekonomi güçlendi, eğitim gelişti. Her şeyi yerine getiremedik ama geri dönüşümüz yok. 2007 yılında işsizlik yüzde 2'ye düştü' dedi.

'Küba'da sağlık ve eğitim tamamen bedava' diyen Simancas, 'Bunları halkın temel hakkı ve zorunluluk olarak görüyoruz' ifadesini kullandı. Sağlık sisteminde halk eğitimini önemsediklerini ifade eden Simancas, şunları söyledi:

'Sağlık Bakanlığı'nın mevcut ve buraya bağlı 6 tane sağlık kolu var. 23 adet farklı sağlık programı uyguluyoruz. Bakanlık 14 eyalete bağlı. Toplum içerisinde mahallelerde gezici 1 doktor ve hemşire var, peşine aile hekimliği uygulaması geliyor. 468 poliklinik hizmetimiz bulunuyor ve ileri tetkik için 249 hastanemiz hizmette. Sağlık sistemi sırasıyla işliyor. 80 bin doktorumuz bulunuyor. Doğumların yüzde 99. 9'u kurumsal ve uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmektedir. Hamile bayanlar hamilelik süresince 17 kez muayene edilmekte. Aşı kampanyalarıyla 2 yaşına kadar çocukların yüzde 98.5'i, 13 hastalığa karşı aşılanmaktadır. 140 kişiye 1 doktor, 126 kişiye 1 hemşire, bin 66 vatandaşa estomatolog, bin vatandaşa 10 hastane yatağı düşüyor. 2007 yılında çocuk ölüm oranı canlı doğumlarda binde 5.3 oranında, anne ölümleri oranı her 100 bin doğumda sadece 21'dir. '

Ölüm yaşının erkeklerde 77 ve kadınlarda 78'e ulaştığını ifade eden Simancas, 5 büyük tıbbi bilimler üniversitesi bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Dünyadaki 189 ülke arasında, sağlık ölçütleri en iyi olan ilk 30 ülkeden biri olan Küba, Latin Amerika ve Karayipler Bölgesi’ nde en iyi durumdaki ülkedir. Ustelik 1955 yılında doğumda beklenen yaşam beklentisi açısından (59,5 yaş) Paraguay, Arjantin ve Uruguay’dan, bebek ölüm hızı açısından (binde 81) yine aynı ülkelerden daha kötü durumdayken bu düzeye ulaşmıştır. Beş yaş altı ölüm hızı ve bebek ölüm hızı 10 olarak kabul edilen Küba’ ya en yakın düzeydeki ülkeler Jamaika (11 ve 10), Şili (13 ve 10), Kosta Rika (15 ve 13), Trinidad Tobago (17 ve 15), Panama (20 ve 18), Uruguay (22 ve 20) iken, nüfusça Küba’ya en çok benzeyen Nikaragua, El Salvador, Honduras, Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’ nde sağlık ölçütleri oldukça kötüdür. Latin Amerika ve Karayipler Bölgesinde beş yaş altı ölüm hızı binde 43 (dünyada 88), bebek ölüm hızı 35 (dünyada 60)’tir.

Küba, sağlığı ilgilendiren bazı alanlara çok net müdahaleler ederek, bu başarıyı elde etmiştir. Mesela, suya ve kanalizasyona. Bugün kentlerde nüfusun tamamına yakını, kırlarda ise % 85'i temiz içme suyuna ulaşabilmektedir. Bu oran 1953’de sadece % 35’di. Oysa Latin Amerika ve Karayipler’de insanlar, su ve kanalizasyon konusunda Küba kadar şanslı değildir. Bu müdahale ile, bulaşıcı hastalıklar sorununu önemli ölçüde çözen Küba’ya karşın, Bölgede kentlilerin %88’ i, kırda ise yandan azı temiz suya ulaşabilmektedir. Küba’ nın sağlık başarısının arkasındaki bir başka etmen de, tıpkı Çin’ de olduğu gibi, beslenmeye, özellikle de çocuk ve anne beslenmesine önem vermesidir. Bir başka önem verilen konu, insanların eğitimidir. Özellikle kadınların eğitimine ağırlık vererek, sağlık da dahil, bir çok konuda aşamalar kaydetmiştir. Latin Amerika ve Karayipler’de yetişkinler arasında okuryazarlık oranı erkeklerde % 88, kadınlarda % 85 iken, bu oranlar Küba’da, %96 ve 95’tir. İlkokula kayıt oranının % 89-90, beşinci sınıfa kadar okuma oranının % 74, orta öğretime kaydolma oranının ise % 52-56 olduğu bir bölgede, Küba, sırasıyla % 99, % 94 ve % 70-79’ luk oranlarla, eğitime verdiği önemi yaşama da geçirmenin bir görüntüsünü vermektedir.Üstelik eğitimde erkek-kadın dengesizliği giderek ortadan kaldırılmış, hatta kadınlar lehine bir sürece de girilmiştir.

Küba, sağlık sorunlarını çözmede bir de aşılama alanındaki başarıları ile adım atmıştır. Verem aşısında % 99, DBT’de %100, Polio'da %93, Kızamık’da %94’lük aşılama oranlarına sahiptir. Yine, ishalli bebekler için kullanılan ağızdan sıvı tedavisini yaygınlaştırarak, bu alandaki sorunları azaltmıştır. Sağlığın iyileştirilmesinde, bir başka etken, kadınların doğurganlığının azaltılmasıdır. 1960’da 4,2 olan toplam doğurganlık oranı, bugün 1.6’dır. Oysa, bölgede bu oran, 2.8’dir. Sağlık personeli ile yapılan doğumları % 90’a çıkaran Küba, bu şekilde bebek ve anne ölümleri konusunda olumlu bir gelişme sağlamıştır. Bir de, tüm bu gelişmeleri sağlayacak bir sağlık örgütlenmesi oluşturmuştur, Küba. 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren de, sağlık alanına, bütçenin %23’ünü aktararak... Üstelik, bu oran, sağlığa bütçenin ortalama % 5’ini ayıran bir bölgede yaşama geçirilmiştir.

Özetle, Küba’da devrimin 40 yılda sağlık alanında yaptıkları, “atla deve” değildir. Altyapıya, beslenmeye, kadınlar ağırlıkta olmak üzere eğitime önem verilmesi, tüm nüfusa parasız ve eşit sağlık hizmeti sunulması, bu hizmeti sağlayacak tüm ülkeyi kapsayan sağlık örgütlenmesi. Sonuç; Dünya Sağlık Örgütü’ nün ifadesi ile, “2000 Yılında Herkes İçin Sağlık Hedefleri” nin Küba’ da 15 yıl önce gerçekleşmesi...

DEVRİM SAGLIĞA NELER GETİRDİ?

Devrim öncesi, tüm diğer Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi, “büyük kentlerde daha çok orta sınıflara paralı hizmet veren büyük özel sağlık kuruluşları ile, diğer kesimlere yönelik hizmet sunan küçük sağlık kuruluşları, hekimlerin kırlardan çok kentlerde yoğunlaşması ve eşitsiz dağılımı” şeklinde özetlenebilen bir tablo egemendi. 1 960’da oluşturulan ve daha çok koruyucu hekimlik ağırlıklı hizmet veren devletin sağlık hizmetleri, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Sağlık ve Sosyal Refah Bakanlığı ile, daha kapsamlı bir çerçeveye ulaştı. Kentlerde yaşayan yoksul kesimler için hastaneler açan bakanlık, bu arada çevre sağlığı hizmetlerine de girişti. Sağlık alanında üzerinde durulması gereken bir nokta da, yine diğer Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi, şeker kamışı alanında bulunan büyük şirketlerin, çalıştırdıkları işçiler için kurdukları küçük hastanelerdir.

 
izmir oto kiralama samsun havalimanı oto kiralama