Nusret Fatih Ali Han

İsmi zikredilince gözlerimin dolmasına sebep olan kişidir. Transa geçiren, ritmin sınırlarını zorlayan, sesiyle kelimelere çılgın bir elbise giydiren adamdır, inanılmazdır.

Nusret Fatih Ali Han 1948 yılında Pakistan’da dünyaya gelir. Sanatçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmesine ve yetenekli olmasına rağmen şarkı söylemeye gördüğü bir rüyadan sonra başlar. Babasının ölümünden sonra bir rüya görür. Rüyasında babası Nusret’den şarkı söylemesini istemektedir. Yapamam diye cevap veren Nusret’e babası yine de denemesini söyler ve boğazına dokunur ve Nusret Fatih Ali Han şarkı söylemeye başlar.

Babası ve diğer amcaları gibi tasavvuf müziğinin bir kolu olan Qawwali icra eder. Zaman zaman ağır Qawwali kalıplarının dışına çıkarak şarkılarında daha yumuşak motifler kullandığı da olmuştur. Klasik müzik ve Hint müziğinde ürünler vermesine rağmen Qawwali geleneğinden kopmayarak ilahi mesajı kitlelere ulaştırır.

Şarkılarını Arap, Urdu, Fars ve Pencap dillerinde seslendiren Nusrat Fatih Ali Khan 1985 yılında Womad Festivali’ne katılarak şarkılarını dünyanın beğenisine sunar. Toronto, Londra, ABD, Paris, İspanya, Japonya ve birçok Arap ülkesinde konser vermiştir.

Şarkılarında inişler çıkışlar ve ahenk doğaçlama ilerlemesine rağmen muhteşem bir uyum vardır. Sesini çok iyi kullanabilen nadir sanatçılardan biridir. El çırpmaları eşliğinde icra ettiği ve genelde Qawwali dinleyici kitlesine söylediği şarkıları, Ulusal platformlarda söylediği şarkılara nazaran daha serttir. Nusret Fatih Ali Han şarkılarını söylerken dinleyici kitlesinin kalitesini ve psikolojisini tartarak şarkılarına yön verir. Ritim kimi zaman yavaşlar kimi zaman coşar. Konserlerinde dinleyenler şarkıya ellerini çırparak eşlik ederler, kendilerinden geçerler, durulurlar, coşarlar.

Qawwali oturarak icra edilir ve şarkıya başlamak sanki ibadete başlamak gibidir. Çünkü Sufi geleneğinin müziği olan Qawwali’nin icrasından maksat ilahi mesajın iletilmesidir.

Nusret Fatih dinlerken gözleriniz kapanır, bedeniniz hafif ritmik sallanmaya başlar, elleriniz siz fark etmeden göğe doğru açılır, dinlediğiniz sanki şarkı değildir: kaybolursunuz.

Şimdilerde şarkılarını bilgisayarlarımızdan dinliyor ve yine büyük lezzet alıyor olsak da, Üstadın konserinde bulunup şarkılarını birebir dinlemek, eşlik etmek kuşkusuz mükemmel bir şey olmalıdır. Bir konserinde olabilmeyi, dizinin dibinde oturabilmeyi ne çok isterdim.



Üstat Nusret Fatih Ali Han 1995 yılında vefat etmiştir.

http://aleminrenkleri.com/2008/04/25/nusrat-fateh-ali-khan/ (Abdullah Kibritçi'nin bloğu)