Kamusal Mekan ve İklim Değişikliği

Artık çoğumuz dünyanın ısısının düzenli olarak arttığını kabul ediyoruz. Dünyanın her yerinden bilim adamları, doğal dengenin, insanlardan kaynaklanan yoğun bir ısınma süreciyle bozulduğunu ve bu durumun dünyadaki hayatın büyük bölümünün tabi olduğu iklimin istikrarı için önemli çıkarımlara yol açacağını söylüyorlar.

Küresel ısınmaya bağlı olarak iklimin değiştiği ve giderek çok daha sert hava olaylarının ortaya çıkacağı da sıkça gündeme gelen varsayımlardan. Bu tezlere göre, kıyı bölgelerde yağış miktarı artarken, iç bölgelerde sıcak havanın etkisiyle kuraklık baş gösterecek. Artan fırtınalar ve deniz seviyeleri nedeniyle daha çok sel meydana gelecek. Bununla birlikte, hava sıcaklıkları bölgelere göre çok büyük farklılıklar gösterecek. Bunların sonucunda tatlı su kaynaklarının azalması, gıda üretimi koşullarındaki genel değişiklikler ve seller, fırtınalar, sıcak dalgaları ve kuraklık nedeniyle ölümlerde yaşanacak artış gibi potansiyel tehlikeler gündeme gelecek. Bu durum en çok, hızlı iklim değişimine karşı hazırlık yapamayan yoksul ülkeleri etkileyecek. Yaşam alanlarının hızlı değişimine ayak uyduramayan birçok bitki ve hayvan türünün nesli yok olacak. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, sıtma ve yetersiz beslenme gibi nedenlerden milyonlarca kişi ölümle yüz yüze gelecek.

Doğal hayatı bu şekilde etkileyen iklim değişikliği kentsel alanlarda da belli başlı sorunlar ortaya çıkarıyor. Giderek sıklaşan sel baskınlarından zarar gören yerleşimler, kuraklıkla savaşan şehirler artık gündemi sıklıkla meşgul eden konular haline geldi. Bu tür aksaklıkların ülke ekonomilerine verdiği zarar da işin bir diğer boyutu. Dünyanın yer yerindeki yerel ve merkezi yönetimler bu tür problemleri azaltacak nasıl çözümler üretilebileceği konusunda düşünmeye ve çalışmaya devam ediyor.

Kentsel kamusal mekanda iklim değişikliği karşısında neler yapılabileceği sorusuna Sidney, Malmö, Şikago ve Londra'nın bulduğu kapsamlı cevapları sizin için özetledik.

Sidney Olimpiyat Parkı
2000 yılında Sidney'de düzenlenen Olimpiyatlar, endüstrileşme sonrasından kalma kirlilik oranı yüzünden kullanılamaz durumda olan 425 hektarlık bir alan üzerinde yapıldı. Planlanmasına 1990'ların başında başlanan ve sürdürülebilirlik ilkesinin ön planda olduğu Sidney Olimpiyat Parkı tasarımı, üzerinden 10 yıl geçtikten sonra da daha sürdürülebilir olmayı hedefleyen kent alanlarına örnek teşkil ediyor.

1980'lerde yüksek oranda kirliliğe sahip olan bölgede, 160 hektarlık bir alana yayılmış tahmini 9 milyon m3 kirli toprak bulunuyordu. Bugün Millenium Parklands adı ile yenilenmiş olan bu bölge, çeşitli göletler, su toplama ve atık sistemleri, yaya ve bisiklet yolları, baskın suyu yönetimi ve sulama suyu depolama sistemleri ile çeşitlendirilmiş bir peyzaj sunuyor. Tasarımda yer alan üç temel prensip akıllı su yönetimi, aydınlatma ve enerji yönetimi, yeniden kullanım ve geri dönüşüm.

İçilebilir ve geri dönüştürülmüş olmak üzere ikili su ağı oluşturulmasına dayanan sistem (Water Reclamation and Management System - WRAMS) sayesinde yılda 850 milyon litre içme suyu tasarrufu sağlanıyor. Yağmur suları ve atık sular arıtılarak Olimpiyat spor alanları, iş yerleri ve yakındaki Newington yerleşmesinde tuvalet rezervuar ve sulama suyu olarak kullanılabiliyor. Sistemde yer alan pompalar da güneş enerjisi ile çalışıyor. Suyun verimli kullanılmasına olanak sağlayan bir başka sistem ise geçirgen zemin kaplamaları. Su baskınlarında da etkili olan sistem ile fırtına suyunun toplanıp kontrollu zamanlarda sulama için kullanılması ile buharlaşma kayıpları da en aza indirilmiş oluyor. Çatılardan toplanan yağmur suları ile birlikte bu sistem sayesinde Sidney sergi alanında kullanılan şebeke suyu %2 gibi düşük bir oranda kalıyor.

Parktaki yenilenebilir enerji kaynakları, Olimpik Bulvar boyunca sıralanan, 30 m yüksekliğinde 19 fotovoltaik kuleden oluşuyor. Her biri günde 23 kilovat saat güç üreten kulelerin ürettiği enerji, alanda tüm gece boyunca tüketilenin tamamını karşılıyor. Parkın bitişiğinde yer alan Newington banliyösündeki 665 evin her birinin çatısında yer alan güneş panelleri, evlerin neredeyse tüm enerji ihtiyacını karşılıyor. 2002 master planının düzenlediği en üst düzey enerji korunumu prensiplerine göre tasarlanmış, inşa edilmiş ve kullanılmakta olan yerleşim, aynı zamanda dünyadaki en büyük güneş enerjili yerleşim konumunda.

Olimpiyat Parkı'nın tüm donatılarında geri dönüştürülmüş malzemelere ağırlık verilmiş ve her köşede yer alan renk kodlu çöp kutuları sayesinde çöplerin geri dönüşümü destekleniyor.

Tüm bu tasarım kararlarının alınması, uygulanması ve devamlılığı Olympic Co-ordination Authority (OCA) isimli birimin, toplumun geniş tabanının desteğine önem veren çevre prensiplerinin ışığında sağlandı. Green Games Watch 2000, Greenpeace ve Earth Council tarafından hazırlanan, çevre performansına ilişkin dış değerlendirmelerle OCA, sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında kamuoyu oluşturdu. Aynı prensipler, Temmuz 2001'den beri de Sydney Olympic Park Authority (SOPA) tarafından sürdürülebilir gelişimi özendiren şekilde uygulanmaya devam ediyor.

Ekostaden Augustenborg
İsveç'in Malmö kentine bağlı Augustenborg bölgesi 1950'lerde inşa edilmiş, düşük inşaat ve çevre kalitesine sahip ve zaman içinde artarak bir sosyal çöküntü bölgesi haline gelmiş bir bölge idi. 32 hektarlık bir alanı kaplayan yerleşme için 1990'ların başında şehir konseyi ile MKB Housing Company'nin birlikte başladıkları dönüşüm projesi, daha sonra Ekostaden Augustenborg adıyla tanınan projeye dönüştü. Projenin ana odağını yenilikçi çevresel iyileştirmeler, su baskını kontrolü, atık yönetimi ve biyoçeşitlilik oluşturuyor. İklimsel değişikliklerin önemli bir yer sahibi olduğu projede hem iklimsel değişikliğe sebep olan faktörler azaltılmaya çalışılmış, hem de bu değişikliklere nasıl uyum sağlanabileceği araştırılmış.

Yerleşimin inişe geçmesinin en birinci nedeninin, giderek artan atık su karşısında mevcut kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması ve sık sık meydana gelen su baskınlarının verdiği zarar olduğu tespit edilmiş. Buna karşılık Malmö Su ve Atık Su İşletmesi, düşen yağmur suyunun %70'inin kanallar - göletler yoluyla geleneksel yer altı deposunda toplanmasını sağlayan bir altyapı kurmuş. Yeni yapılaşmanın tümünde, mevcut yapıların ise bir kısmında uygulanan yeşil çatılar, yağmur suyunun kaybedilmeden atık su sistemine girmesini yavaşlatıyor. Kışın bir miktar, yazın ise ciddi ısı yalıtımı sağlayan bu yeşil çatılar için üniversiteler ve özel kuruluşlarla ortak olarak geliştirilmiş; giderler, yerel ve ulusal fonlar ile Avrupa fonları tarafından finanse edilmiş.


Kaynak: Greenroofs.com
Fotoğraf: Louise Lundberg

İklim değişikliğine neden olan karbon emisyonunun düşürülmesi için alınan önlemler ise şu şekilde sıralanabilir:

- Sıcak su için endüstri alanlarının çatılarına 400 m2 güneşle çalışan termal panellerin döşenmesi,
- Elektrik üretmek üzere 100 m2 fotovoltaik panel döşenmesi,
- Isı kaybını önlemek üzere bölgenin ısıtma sistemine ait yeraltı boru sisteminin yalıtılması,
- Banyolarda daha az su akmasını sağlayan duş armatürleri yerleştirilmesi ve sıcak su üretim sistemine termostatlar takılması ile sıcak su talebinin azaltılması,
- 1970'ler ve 80'lerde uygulanan niteliksiz cephe yalıtım sistemlerinin, daha çekici, üstelik %10 enerji tasarrufu sağlayan cephe kaplamaları ile değiştirilmesi,
- Ara yollarda yürüyüş ve bisiklet kullanımını teşvik edici biçinde hız limitinin 15 kilovat saate düşürülmesi,
- Elektrikli ve etanollu araçlara sahip bir araç klubünün kurulması,
- Mahalle ölçeğinde deneysel bir elektrikli tren uygulaması,
- Tüm atıkların %90'ının geri dönüştürülmesini hedefleyen bir geri dönüşüm metodlar dizisinin uygulanması.

Şikago Green Alleys
Eski bir bataklık üzerine kurulmuş olan Şikago kenti her zaman kanalizasyon problemleri ile karşı karşıya kalmış. 1970'lerde 3,4 milyon Dolar bütçe ile yenilenmesine başlanan "Deep Tunnel" isimli sistemin, etkisi giderek artan iklimsel değişiklikler karşısında yetersiz kalacağı öngörülüyor.

Toplam uzunluğu 3.000 km'yi bulan sokak - cadde ağında, her yapı bloğunun arkasında yer alan servis yolları ana kanalizasyona bağlı olmadıkları için çoğu zaman su birinkintileri, kimi zaman da su baskınları oluşturuyordu. Tüm bu servis yollarının ana kanalizasyona bağlanması hem aşırı yüksek maliyeti, hem de halihazırda yetersiz olan sisteme getireceği ek yük nedeniyle mümkün değildi. Toplam yüzeyin %40'ınn yenilenmesi gerektiği de göz önüne alınarak, buradaki problemin daha delikli fakat daha güçlü bir zemin kaplaması uygulamasıyla çözülmesi kararlaştırıldı. Bu şekilde düşen yağışın %80 oranında zemin suyuna eklenmesi ve işlenmesine gerek kalmaması hedeflendi. Bu amaçla belediyenin Ulaşım Departmanı tarafından geliştirilen 5 farklı zemin çözümü, farklı kombinasyonlar oluşturularak bugüne kadar 80 sokakta uygulandı. Teknik bir problem için üretilen bu çözümler sayesinde, sokaklar aynı zamanda çeşitlilik sunan, farklı bir görünüme sahip oldu. Zeminin ısı tutuşunun azaltılması, tasarımın integral bir parçası olan aydınlatma elemanları sayesinde enerji tasarrufu sağlanması ve ışık kirliliğin önlenmesi de projenin çevreye katkısı olan diğer faydaları.

Pilot uygulamalardan elde edilen olumlu sonuçlar doğrultusunda Ocak 2008'den itibaren yenilenecek her sokağın ve meydanın Green Alleys modeline göre yapılması kararlaştırıldı.

Londra
Kentteki iklim değişkiliğinin kamusal mekan için nasıl ele alınması gerektiği konusundaki çalışmalar arasında en kapsamlı olanlardan biri Londra'da yapılıyor. City of London Corporation tarafından geliştirilen iklim değişikliği adaptasyon stratejileri İngiltere'nin genelinde de bir ilk. Temel olarak bu strateji içinde, sel risk yönetimi, su kaynaklarının yönetimi, sıcaklık riski ve hava kirliliği yönetimi, zemin durumunun yönetimi, karma durumlar ve fırsatlar olarak sıralanan 6 tema belirlenmiş. Yukarıda anlatılan diğer 3 şehirde alınanlara benzer önlemler Londra için de söz konusu, ancak Londra'daki uygulamayı dikkate değer yapan şey, bu şekilde ortaya konan stratejilerin yalnız belediyenin kendi birimleri için değil, servis sağlayan diğer tüm kamusal ve özel kuruluşlar ile şehirdeki iş yerleri ve şehir sakinleri için de bağlayıcı olması.

http://www.arkitera.com/h38742-kamusal-mekan-ve-iklim-degisikligi.html

 
izmir oto kiralama samsun havalimanı oto kiralama