Mavi Cami / Mezar-ı Şerif


Mezar-ı Şerif, (Farsça: مزار شریف) Afganistan'ın kuzey kesiminde kenttir. Afganistan'ın 4. büyük şehri olan Mezar-ı Şerif aynı zamanda Belh ilinin yönetim merkezidir. Özbekistan sınırının 56 km güneyinde, deniz seviyesinden 380 m yüksekte yer alır. Adı, Hz.Ali'nin mezarının burada bulunduğu inancından ötürü verilmiştir. Hz.Ali'nin gömülü olduğu söylenen yerde mavi çinili bir cami ve bir türbe yer alır (aşağıdaki fotoğraf).

Mavi Cami - Belh (Afganistan)

19. yy'da Afgan yönetimine giren Mezar-ı Şerif, 1869'da Afgan Türkistanı'nın yönetim merkezi oldu. 1979'daki Sovyet işgalinden sonra kentte bir garnizon kuruldu. Sovyet-Afgan Savaşı sırasında Sovyet hava gücü için önemli üslerden biri oldu. 1998 - 2001 arasında Taliban'ın denetiminde kaldı.

Pamuk, büyük ölçüde tarıma dayanan Mezar-ı Şerif ekonomisi için önemlidir. Başkent Kabil ve öteki Afgan şehirleriyla kara ve hava bağlantıları bulunan Mezar-ı Şerif, eski sovyet cumhuriyetleriyle yapılan ticarette transit noktasıdır. Kent nüfusu Özbek, Tacik ve Türkmenlerden oluşur. Nüfus: 183,000 (2002).

 
MOSTAR KÖPRÜSÜ
 
Mostar Köprüsü, (1890)Mostar Köprüsü, (2006) Mostar Köprüsü, (2007)

Mostar Köprüsü
, Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nin Mostar şehrinden geçen, Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edilen köprü. Mimar Sinan'ın öğrencisi olan Hayreddin, köprü için 456 kalıp taş kullandı. Köprü, çevresindeki kente adını da verdi. Mostar, Hersek bölgesinin ana kenti oldu.

Özellikleri

Neretva Nehri'nden 24 metre yüksekte 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde olan Mostar Köprüsü, dönemine göre gelişmiş bir teknolojiyle inşa edildi. Köprü inşaatında 456 kalıp taş kullanıldı. Köprü, inşa edildikten sonra yakınındaki şehre ismini verdi, şehirde ticareti canlandırdı ve zenginleştirdi. Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline geldi. Mostar Köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanıldı. Geleneğe göre şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı.

Devamını oku...
 
Diyabet Hastaları İçin Sevindirici Haber

Diyabeti bitirecek Türk buluşu

Diyabeti bitirecek Türk buluşu

Diyabet hastalarına umut veren gelişme. Harvard Üniversitesi’nde görevli Prof. Hotamışlıgil ve ekibi yeni bir hormon keşfetti.

Harvard Üniversitesi’nden gelen haber tüm dünyadaki milyonlarca diyabet hastası için umut oldu. Uluslararası alanda başarılı çalışmalarıyla ünlenen Türk bilim adamı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ve ekibi, diyabet, karaciğer yağlanması ve metabolik hastalıkları durdurabilecek hatta tersine çevirebilecek yeni bir hormon keşfetti. Hormona ‘Likopin’ adı verildi.

Bu hormon, diyabetin, şeker metabolizması kadar yağ metabolizmasını da bozan bir hastalık olduğunun da belirlenmesini sağladı.
Devamını oku...
 
Yeşillikler İçinde Bir Sanat Fabrikası


Gümüşlüğe gidiyorduk.. Gümüşlük yolu üzerinde ilginç mi ilginç bir tabela dikkatimizi çekti.. Nasıl çekmesin ki.. Üzerinde otel, cafe, bar değil, Gümüşlük Akademisi yazıyordu.. Nasıl yani dedik ve tabelanın gösterdiği yöne doğru hareket ettik.
Bir süre sonra yol daraldı ve bu dar yolun sonunda karşımıza sahiden bir “Sanat Akademisi” çıktı..

Nasıl olur da bu yeri biz duymadık, e yuh bize yani gibi absürt düşünceler içerisinde etrafa bakarken arkamızdan bir ses geldi..  Bu ses bize merhaba, buyurun diyen kişiye aitti.
 
Merhaba diyen kişinin yüzündeki sakinlik ise bizi Gümüşlük Akademisi kadar şaşırttı.. 
Gümüşlük Akademisi’nin kurulduğu yerin sakinliği, stressiz ortamı burada çalışan kişilerin yüzlerine de yansımış.

Devamını oku...
 
Yerel Araştırmalar Enstitüsü


Geçmişten Geleceğe Köprüler Kurmak

Bodrum’a sevdalıyız. İnsanı yumuşacık kuşatan iklimini, mavisini beyazını, çiçek çiçek renklerini, tarihin büyüleyici simgesi Kaleyi, sakin, güzel huylu insanlarını seviyoruz. Geçmiş zamanların tanığı daracık sokaklarını, taş evlerini, köşe başlarında karşımıza çıkan sarnıçlarını, tepelere dizili yel değirmenlerini seviyoruz. Enfes koylarıyla, tatlı eğimlerle denize uzanan yarımadayı seviyoruz.

Kahvelerde toplaşıp sohbet eden, görmüş geçirmiş, çınar misali yaşlı insanlara bakıp içimizden, çok yaşasınlar, diyoruz.. Hünerli elleriyle halı dokuyan, ipek işleyen, şifalı ot toplayan kadınların nesli tükenmesin!. Tersanelerde ahşap tekneler, el tezgahında sandaletler yapan, camdan boncuk döken, taş yontan, tahta işleyen ustalar bin yaşasınlar!

Biliyoruz, Bodrum sevdası başa geldi mi, gitmez. Bodrum’un havasını soluyan, suyunu içen bir daha geri dönemez. Bodruma yerleşme hayaliyle yaşar büyük kent insanı. Dertliye deva, hastaya şifadır Bodrum. O, hep verir, almadan verir... Ama hep almak olmaz! Borçlu kalır insan. Borcu ödemek gerek!

Bodruma borcumuzu ödemek için...

Biz, Gümüşlük Akademisi gönüllüleri böyle düşünüyoruz. Ona borcumuzu yüreğimizle, emeğimizle ödemek için, Bodrum’un kendine özgü doğal ve kültürel dokusunu korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için tasarladığımız projelerimiz var. Öncelikle, “Bodrum ve Çevresinin Yaşayan Belleği”ne ulaşmaya karar verdik. Bu amaçla bir sözlü tarih projesi yürütmeyi planlıyoruz. Bodrum’un geçmişiyle geleceği arasına köprü kuralım istiyoruz. Yaşananlar, görülüp geçirilenler, insanlar unutulmasın, tarihe bir tanıklık bıraksınlar istiyoruz. Bodrum’u Bodrum yapan insanları, sesleriyle, sözleriyle, görüntüleriyle, anılarıyla ölümsüzleştirelim, tarihçilere, araştırmacılara belgeler bırakalım istiyoruz.

 
Biliyoruz, pek çok kişi, kurum bu anlamda çalışmalar yapıyorlar. Kitaplar yazılıyor, araştırmalar yapılıyor. Bütün bu değerli çabaların ürünleri orada burada kaybolmasın, oluşturacağımız “Bilgi-Belge ve Arşiv Merkezi”nde toparlansın istiyoruz.

Bölgenin kültürüne ait nesneler, araç-gereç, görsel-işitsel malzeme, artık üretilmeyen, yaratılmayan, yaşanmayanlar, “Sosyal Tarih Müzesi”nde korunsun istiyoruz.

Bir “Kültürel Araştırmalar Enstitüsü” kuralım, bilim insanları bütün bu çalışmaları, belgeleri akademik bir titizlikle toparlasın, sistemleştirsin, geliştirsin, daha ne yapılması gerekiyorsa yapsın ve tüm değerler geleceğe taşınsın istiyoruz.

Bodrum ve çevresi, geçmiş bilinciyle, değerlerini, özelliklerini, güzelliklerini koruyarak gelişsin, ona kastedenlere karşı bu bilinçle mücadele edilsin ve dünyada biricik olmaya devam etsin istiyoruz.

Bu projelerimizden ilki olan “Bodrum ve Çevresinin Yaşayan Belleği - Sözlü Tarih Projesi”ni hayata geçirmek için yürüttüğümüz sözlü tarih eğitim atölyesini tamamlamış bulunuyoruz.

Devamını oku...
 
Gümüşlük Akademisi


Gümüşlük Akademisi, gelecekte de yeryüzünün yaşanabilir kalabilmesi için mücadele veren değişik disiplinlerden kişi ve kuruluşların buluşmalarına ihtiyaç olduğunu düşünenler tarafından 1995 yılında kuruldu.

7 Temmuz 1996 tarih ve 22689 no'lu Resmi Gazetede yayınlanan karar ile tescili yapılan Gümüşlük Akademisi, kâr amacı gütmeyen, kamu yararına hizmet veren ve karşılıksız hizmeti kendine amaç edinmiş bağımsız bir vakıftır.

http://www.gumuslukakademisi.org

 
Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Dünya Konferansı


Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Dünya Konferansı 5 Ekim’de İspanya’nın Barselona şehrinde başladı. Bir hafta sürecek konferansa 171 ülkeden 8000 kişi katılıyor. Dünyanın dört bir yanındaki doğa koruma uzmanlarını ve liderlerini bir araya getiren konferansın küresel doğa hareketini daha da güçlendirmesi bekleniyor.

İlk olarak Doğa Derneği’nin çalışmaya başladığı ve Türkiye’de uygulandıktan sonra tüm dünyaya yayılan “Önemli Doğa Alanları” kavramı da konferansta konuşulacak konular arasında yer alıyor. Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN)’in yayınladığı Önemli Doğa Alanları kullanım rehberinin lansmanı da konferans sırasında yapılacak. Lansman sırasında bir sunum yapacak olan Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, “Önemli Doğa Alanları”nın dünyadaki yaşamın korunması konusundaki öneminin altını çizecek ve Türkiye’deki deneyimlerini paylaşacak.

Konferans hakkında açıklama yapan Eken, “IUCN’in 2008 konferansı, insan için yeni bir yaşam düzeninin şart olduğunun bu denli yüksek sesle konuşulduğu ilk yer. Ekonomik karlılığın tek amaç olduğu bir dünya, şüphesiz ki insan ve diğer tüm canlılar için daha da yaşanmaz hale gelecek. Barcelona, insanlığın değişimi için atılan yeni tohumlara sahne oluyor. Türkiye’den çıkan Önemli Doğa Alanları fikri, bu tohumlardan sadece biri” dedi.

 
<< Başlangıç < Önceki 51 52 53 54 55 56 57 Sonraki > Son >>

Sayfa 54 / 57
izmir oto kiralama samsun havalimanı oto kiralama